şiir hayattır - Blogcu



şiir hayattır

Merhaba "Şiir Hayattır" sayfalarına hoş geldiniz.. Aytekin Orhan...

14/9/2008 - Ben En Çok Ben'de Kalmayı Özledim...

Kategori: yazilarim


Su yürüdü geceye,
Sadece su geride bırakılanları anımsadı.

Öfke nöbetlerinin gelip geçiciliğine kaydırak kurmuş bir sabah karşıladı boşluğu...
Yeni bir gün kendi içinde bilinmezliğiyle üzerini değiştirdi.

Sevgi tohumları neden her düştüğü toprağı beğenmez ki?
Oysa her toprak nadasa bırakılmamıştır...

Anlamını yitirmeye başlayan birkaç söz didikleniyor şimdi satır aralarında...
Çok mu uzadı geceler yoksa uzayan sadece boşluğun doldurulamayan gecelerimiydi?
Bilinmez...
Bilinen, yazmak eyleminin donuklaştığı bir iklimde, filizlenmeye başlayan ve söylenecek çok sözler olmasıdır.

Söylencelerin serildiği ipte kuruyor kelimelerim...

Özlemenin ötesine yuvarlanan dizeler, şimdi çelişki yumağı...
Gözün gördüğünün aslında gerçeğe dönüşmediği zaman diliminde; gördüklerimle sınırlıysa yaşadıklarım, O zaman yaşam kendi kabuğunu yeniliyor...

Kendimi aradıkça, eksilen yarınlara uzanan gölgeler saklıyor içindekileri...
Kayboluşun perdelerine çiziliyor gecenin sureti, kaçışım kendimden çok ötekine ve zaman biçiyor kefenini...

Her gelen yeni gün bir önceki günü aratıyor.
Baharı kucaklıyorum dallarında, yeni bir ses özlüyorum.
Özlemlerimin iklimlerinde istemesem de, ben hâlâ seni üzerime giyiyorum...

Sessizlik tavan yapmış durumda.
Gündüzler yeterince kasvet yüklüyken, geceye biriktirilen enerjide tükeniyor.
Yeni bir ses olmak mı lazım, yoksa seslerin akort ayarlarını düzenlemek mi?
Şimdilik izleme yolunda ilerlemeli ya da hiç kimseyi görmemeli...

 
Susuzum susunuz...

 
Aytekin Orhan

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2008 - Sarılıp üzerine ört zamanı

Kategori: yazilarim

Dersin ki bu bir savaştı. Öylesine dökülür bu sözler dudaklarından ve ilk başta anlamsız gelir. Sonrası, düşer gölgeleri sabahlara ve yitip gidişin anlamsızlığına kayboluşlar peşi sıra gelir. Etkilidir sözler, şarkılar hatta şiir. Direndikçe içine çeken bir kuyunun girdabına sürükleniş izlenir. Şiir hayattır ama aslında hayatın kendisi değildir. Hayatın içinde bir parça ya da öyle görülmesi düşlenen bir oluşum. Belki de şiir yalanlar üzerine kurulmuş, insanın düzlüğe çıkmasına engel olan setler yumağıdır. Kim bilebilir…

 

“İnsan kendini anlatamaz

Bir şiire düşmeden önce” 

 

Doğruysa, bir insan kaç şiire düşebilir? Yalansa insan kendisini nasıl anlatabilir?

 

Say ki, çelişkinin gözleri gecelere aralanıyor. Olumsuzluk olarak görünen gerçekler insanın yüzüne tokat gibi patlıyor. Yüzleşme zamanıdır. Kiminle veya ne zaman olacağı önemli değil, önemli olan yüzleşme ana fikrinin beden tarafından kabul görmesidir. Böyle zamanlarda hayatın yularını ellerinde tutanlar, tuttuğunu sanırlar. Hayatın bir yuları yoktur. Ortada bir düğüm ve düğümün ince işçiliği vardır. Çözmeye çabaladıkça daha çok dolanan ve kendisini bu şekilde var edebilen bir dengeler gerçeği.

 

Belki de sonu görünmeyen bir ışığın peşine koşturmaların varacağı yer karanlığın kucağıdır. Karanlık birçok şeyi gizlemiş olsa da, aydınlığın habercisidir çoğu zaman. Ama ya aydınlığın ne zaman ve nereden görüneceğine dair iz yoksa… İşte o zaman insan korkularıyla yüzleşir ve yüzleştikçe çoğalır. Ve çoğaldıkça hayatın içinde kendisini var eder. 

 

“Kaç kere yaşadım ve kaç kere öldüm başkalarının yerine”

 

Gerçek yüzünü gösterir. Kilitlidir günler ve anahtar filmlerdeki paspasın altına gizlenmemiştir. Yaşarsın, doğrular ve yanlışlar hayatın eleğinden döküldükçe varırsın yaşadığının farkına. Bir dizeye hayat dökülür, sözün olur. Dillendikçe şiir, hayatın içinde yerini bulur.

 

Sustur içine düşen ve dinmeyen yangını, dökül geceden sabahlara…

Ay her zaman tek başına kalmıştır in.

 

Aytekin Orhan

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/8/2008 - Şiirse Sessizce Büyür

Kategori: siir

Yalnız bir sayfaya düşürülen

Onca harf yumağı bütünlüğü

Ve açılan dudak arası trafiği

 

Dökülür

……….Dökülür

………………..Dökülür

 

Aytekin Orhan

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/8/2008 - Dilin dönmezinde tutsaklık

Kategori: siir

Kim kaçırdı geceyi gözlerinden

Akıp giderdi sözlerinle

Şimdisine yuvalanmış sökük

Dikiş tutmaz yanlarıyla yaşam

Hesapsız yarınlara düştüğüm

İnadına yaşanan suskunluk

 

Gecenin süngüsü düşer

Gündoğumunun gözlerine

Saklanmıyor hiçbir şey

Kumlar eriyor cam

Aynalar

Mevsimlerin kendisini gizleyememesine eş

 

Yılgın rüzgârlarla eritmeli seni

Yarım kalan hikâyelere kurban vermeli

İsimsiz mezarlara gömüp

Üzerinden şehirler geçirmeli

 

Aytekin Orhan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/5/2008 - Surlar yıkıldı altında kaldınız

Kategori: yazilarim

Siz, kendini çok şey bildiğine inandıranlar takımı…

 

Dilinizden düşürmediğiniz, bu hırkanın ilmeği yanlış atılmış diyen sözlerinizle nereye kadar varolacağınızı düşünüyordunuz. İşin içine cinsiyet ayrımını soktuğunuzdan beridir, boyalı cümleleriniz kirletti düş dünyasını. Size inandılar ama siz hiç kimseye inanamazdınız. Kurduğunuz bu krallık yıkılacaktı. Farkına vardınız ama sesiniz yoktu. Çünkü siz diye birileri de yoktu. Kendi dünyanızın içinde; “kendiniz çaldınız kendiniz oynadınız”…

 

Hep siz vardınız. Olmadığınız halde, göründünüz başka yüzlerle, hırka hep suya çekti. Üzerinizde çelik makaslar, hırkanın dokunmasına izin vermediniz. Ne zamanki çelik jilete döndü, sizi de kesti. Telaşa kapıldınız… Hiç zaman geçirmeden, dolabınıza sakladığınız yemekleri ısıtıp ısıtıp tekrar sürdünüz sofraya, hiç doymayan misafirleriniz vardı. Siz ellerinizde purolarınız keyifle tüttürdünüz. Onlar afiyetle yediler tekrar tekrar… Bağışıklık sistemleri kuvvetliydi. Hiç zorlanmadılar tüketirken, tadını bildikleri bayat yemekleri… Tok gelen müşterilerinizin mönüsüne de el attınız. Birkaç renkli sözle aç müşterileriniz listesine eklendiler. Aslında sizin için sunmuş olduğunuz yemeğin tadının, tuzunun önemi yoktu. Önemli olan tek şey, bundan nasıl nemalaşacağınızdı.

 

Siz hiç duramazdınız. Durmadınız da. Gözünüzü kör etmiş olan egolarınız ve  besleneceğiniz bunca kaynak varken, durmanın anlamsızlığı üzerinize sinmişti. Dokunmuş hırkalar sizin için bir anlam ifade edemezdi. Sizin için en önemlisi, hırkanın içinden iplik kaçırmak ve defoluya çıkarmaktı. Ki alıcısı çıkmasın ve üzerine siz çöreklenesiniz…

 

Zaman içinde yüzünüze inan birden fazla şamar karşısında; cebelleştikçe daha da çok battınız. Artık, kokuşmuş yalan dolu yıldızlı sözlerinizi kimse duymaz oldu. Siz zaten hiç yoktunuz. Bir süreliğine girmiş olduğunuz pembe rüyalar aleminde foyanız meydana çıkmıştı.

 

Artık gonklar çalmaya başladığında kapınıza gelip bekleyen arabalarınız olamazdı.

Çünkü siz hep yalınayaktınız.

 

Sizi gördüm. Sobelendiniz…

 

Aytekin Orhan

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/3/2008 - Düğüm

Kategori: resim ve siir


Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/3/2008 - Yalnızlığın yıkandığı geceler IV

Kategori: siir


Kime dönsem yönümü ağustos çıkmazı

Kasım’a uzanan yürüyüşlerim

 

Kirletilmiş yarınların sorgusu

Anlamını yitiren saatler

Boş kulvarlara yol alır

Bir kelebeğin kanadına düşler yüklenir

Zaman sensizliği içine akıtır

 

Artık adım nedir biliyorum

Sana gelgitlerim çoğaldıkça

Boşalan ömür bardağına asılıyorum

 

Ah çocukluğumun gün yüzü

Kara perçemine yalnızlık dokunur

Bir yer var ki söylencelere takılı

Yazılan şiir gözlerine okunur

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/3/2008 - Yalnızlığın yıkandığı geceler III.

Kategori: resim ve siir


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/3/2008 - Yalnızlığın yıkandığı geceler II

Kategori: resim ve siir


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/3/2008 - Yalnızlığın yıkandığı geceler I

Kategori: resim ve siir


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"adını ne zaman ansam, yağmur yağar buralara"

Kategoriler

Arkadaşlarım

SONNUR ŞENKAL
hakan1
aysunsay
bicem
nilce
yesilim
arzumeyp
ferdagurel
rabiayuksel
merchandiser
symbol
mansur
cennetdogaroglu
pudrasekerim
karayagiz
regionofmell
huzunadasi
aybikekarciga
rosiesairalinde
saclariniz
philton
kesintisizguckaynagi
fiberoptikci
horseracing
webtc

Canımdan can iste, ömrümden ömür.

Çıkmıyordu ki aklımdan, çıkmayan can gibi...

Tanıdığım yüzler birer şeytandı, dünyalarına kabul edildiğim...








Aşk Söylenmez Yaşanır